Mutlu Eden Şeyler

 

- Nar Günlükleri'nin Katkılarıyla -

Pembe, tonton bir çaydanlığım var, çok güzel papatya çayı yapar bana, lavantayla.
Çayın kokusu burnuma dolarken Thoreau'nun Walden'ı beni hayatta daha azının, doğanın mutlu ettiği yerlere götürür.
Saçlarımı sıkan tokayı çıkarıveririm bir anda, uzun zamanlı karantinanın uzattığı saçlarım koltuğun kenarına yaslanır.
Balayımızı hatırlatır bana saçlarım, o zamanlar da böyle belime doğru uzanırdı.
Plakçalarda Barbara Streisand'ın sesi yankılanır. Ne güzel bir burnu var, yüzü var, sesi de öyle güzel diye düşünürüm.
En sevdiğim turuncu tulumumu giymişim üzerime, rengi beni açıyor.
Birkaç hafta önce, halamlar ziyaret ettiğinde Pittsburgh'un Üç Nehir Sanat Şenliği'ne* gitmiştik birlikte, üzerimde yine bu tulum.
Pittsburgh'un üç nehrinin kesiştiği yerde, eşimle ve iki köpeğimle, batan güneşin ışığı gözlerimizi kamaştırıyorken kameraya poz vermiştik.
Bal kokusu geliyor burnuma.
Çok sevdim diye en yakın dostuma armağan edip mutlu olmasını umuyorum. 
Çünkü o anne ve annelik zor bir meslek, şımartılmaya ihtiyacı var ve onu şımartmak istiyorum. 
Kıkırtılı gülüşünü duymak bana mutluluk verecek. 
Bitkiler, kokulu kokusuz, çiçekli çiçeksiz, yeşilin büründükleri bütün tonları gözlerime ve gönlüme hep huzur veriyor, bana anneannemin bahçesini anımsatıyor.
Çocukken oynadığım, kıymetli torun olmanın keyfini sürdüğüm. 



*: Three Rivers Arts Festival

Hilal Karan ve Nar Günlükleri'ndeki sevgili dostlara, bana blogumu hatırlattıkları ve uzun bir süreden sonra yazdıklarımı tekrar paylaşma cesareti verdikleri için minnetle. 








Yorumlar

Popüler Yayınlar